İtalya – Trieste
Bir yaz akşamı İstanbuldan Çeşmeye gitmek için yola koyulduk çünkü İtalyaya bu sefer uçakla değil Cruise ile gidiyoruz ! Çeşmeden hareket eden gemimiz ile 2.5 gün süren yorucu seyehatimiz sırasında bol bol yemek yeme ve masa tenisi oynama ile geçti.. Aynı zamanda gemide Digitürkten Adriatik denizi üzerinden Süperlig maçlarını izlemekte bir o kadar zevkli idi. 2.5 gün sonunda limana yanaşırken Triestenin nasıl bir şehir olduğunu limandan şehirine bakarak anlamaya çalışıyorduk.
Tabi anlaması o anda mümkün değildi çünkü boş bir sokak ve “STOP” yazan bir yazı vardı. Sokakta insanlar yoktu ve birden abi biz boşa mı geldik muhabbeti yaptık. İner inmez birer city guide alıp en çok ziyaret edilen Miramare Şatosuna doğru yola koyulduk… Miramarenin görünümü gerçekten çok güzel tamamen doğal ve içerisinde ufak su yolları var aynı zamanda güzel bahçesini görmeden dönmek ayıp olur. Bu şato harici bir de San Guisto şatosu var. Biz gitmedik ama Miramare ile aynıdır diye düşünüyoruz. Siz gidin halka açık çünkü bu şatolar. Trieste kanalınıda mutlaka ziyaret edin diyeceğim ama demiyorum mecbur ziyaret ediyorsunuz zaten.. Triestenin fazla bir özelliği yok çünkü şehir küçük tamamen tarihsel bir yapı ve geleneği var.
Bir çok kilisesi var. En ünlüleri Ortodoks klisesi olan Holy Trinity ile Basilica San Silvestro kiliseleri.. En güzel yanı alışveriş için tüm İtalyan dizayner mağazalarının oluşu ve fiyatlarının diğer şehirlere göre daha ucuz olması!
Tavsiyem tüm markaların bir çatı altında satıldığı dükkanlardan alışveriş yapmanız. Paul&Shark; mağazası ülkemizdeki fiyatların altında ilgilenenler kaçırmasınlar.. Aynı zamanda güneş gözlükleri eşsiz ucuz 1 alana 2. si bedava kampanyaları var ünlü markalar için istediğiniz modeli bulabilirsiniz. Alışverişimizi biz burada noktaladık ve acıktık ve atıştırmak için birşeyler almak istiyoruz Marcado Coperto bizim için o an en iyi seçenekti. İçeride ne ararsanız bulabileceğiniz bir market ve gittiğinizde yaşlı bir amca vardı bizden selam söyleyin tabi hala varsa… Geceler Geceler diye giyinip fırladık sokaklara gene kimse yok bir tek biz varız. En güzel yaptığımız şey ne kadar gece kulübü varsa gezmek hepsine gittik beklediğimiz gibi değildi ama kötüde değildi.. Tor Cuchernaya girdik. İçeride eski bir hava vardı. Eski hava derken kalenin içinde olduğu için bize öyle geldi. Birşeyler içip başka bir yere gittik adı Tea Room. Biz gene acıktık tabi. Buraya gelmişken panini yemeden pizza yemeden döneni ayıplarlar. Hemen siparişleri verdik hesap biraz kabarık geldi ama neyse.. Artık bizim gitme vaktimiz gelmişti.
Limandan ayrılırken arkadaşlarla bu şehirin kafa dinlemek için eşsiz bir yer olduğunu konuştuk gerçektende öyleydi. Fazla kalınacak bir şehir değil ama. 2 gün yada 3 gün.. Biz 3 gün kaldık ve memnunda kaldık. Tabi 3 gün kalıp 5 gün yol çekmek hiç önermiyorum Cruise dedik eğlenceli olur bize daha çok yorgunluk oldu… Uçakla gidip buradan Milan, Venedik’e geçerseniz güzel bir İtalya tatili yapmış olursunuz.. Ciao..
