Fransa – Paris

Tatili değerlendirmek amacıyla 3 ülkeyi kapsayan bir turu yapalım dedik. İlk durağımız Fransa’ydı. Yolculuğumuzu Air France ile yapacaktık (uygun bilet ancak o vardı). Butun işlemleri tamamladık ve artık gün sayıyorduk ve beklediğimiz zaman gelmişti! Atatürk Havalimanı’ndan kalkacak olan uçağımızı beklemeye koyulduk. Uçağımız 2 saat rötarlı olarak kalktı ve rahat bir yolculuk yaparak Paris, Charles de Gaulle Havalimanı’na vardık. İlk olarak danışmaya giderek şehir hakkında bilgi aldık ve butun haritaları topladık. Herkesin elinde 2-3 tane harita vardı abartısız, tabiî ki bu kadar fazla almamızın diğer bir sebebi arkalarında promosyonların olmasıydı, onlara dikkat edin. Şehirde ki ünlü mekanların indirim kuponlarından yararlanabilirsiniz.

Trenle şehir merkezine gitmek en ucuz yolu RER terminal işaretini gördüğünüz yerden binebilirsiniz 7.75euro vererek şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Eğer benim çok bavulum var rahat gitmek istiyorum derseniz Taksiler 40-50 euro civarinda sizi şehir merkezine götürebilir. 4 kişi iseniz aslinda trenle gitmek yerine taksi ile gidebilirsiniz. Ya da oteliniz sizin için shuttle sağlıyorsa kişi başı 17 euro civari olacaktır. Yok ben otobüsle gideceğim diyorsanız terminalin dışında bir çok otobüs mevcut 8 ile 12euro arasında şehir merkezine ulaşabilirsiniz.

Hotele gitmek için bir tane shuttle kiraladık kişi başı 17 euroya mal oldu. 450px-Paris-eiffel-towerHotelimiz Place de Clichy bölgesindeydi. Burada en meşhur mekan Moulin Rouge’dur belirtmeden edemeyeceğim. Hotelimizin konumu gerçektende çok iyiydi, belki de asıl etmen bu mekanların bol olmasıydı:) neyse, ilk gün heyecanı bir Champ Elysee turu yapalım dedik. Bu arada Champs Elyseecaddesi bizim Bağdat caddesi gibi bi yerdir. Alabildiğine uzun ve ünlü markaların bulunduğu meşhur caddedir. Biz yürümeyi tercih etmiştik fakat taksiyle de yaklaşık 8-9 euroya gidilebilir. İlk yer olarak Arc de Triomphe’ yi gördük. Kesinlikle bu yerin üstüne çıkıazn ve Champs elysee’yi ve Eiffel kulesinin o muhteşem görüntüsünü izleyin.

Gittiğimizde hava kararmak üzereydi ve her iki tabloyu da görme imkanı yakaladık. Hem gündüz olsun hem de gece olsun Champ elysee ve Eiffel’in görünümü o kadar güzel ki adeta bir tablo gibiydi. Gece ışıkların şıklığı Paris’e başka bir hava veriyordu. İlk günün akşamı yemeğimizi Champs elysee’de bulunan Pizza Pino adlı mekanda yedik. Paris’e gore çok pahalı olmayan fakat çokta ucuz olmayan orta kararlı bir yer burası. Bu arada Fransızlar şarabı çok severler ve 2-3 kişi bir şarap aldığınızda bir bardak koladan daha ucuza geldiğini göreceksiniz. Yemekten sonra çok fazla yorgun olduğumuz için çok geç saate kalmadan hotelimize gittik, istediğimiz tek şey uyumaktı!300px-Paris_notre_dame İkinci gün Louvre müzesine gitmek için yola koyulduk fakat bir terslik vardı. Salı günleri kapalıydı. Neyse oradan Notre Dame katedraline gittik. Devasa yüksekliği ile insanı gerçekten büyülüyor. Gittiğimiz saatlerde bir de ayin yapılıyordu, isterseniz kalıp izleyebiliyorsunuzda.Notre Dame çıkışında açlığımızı durduramadığımız için yemek için değişik bir yerler aramaya başlıyoruz ve buluyoruz değişik dedim di mi ? Istanbul Restauranta gidiyoruz menümüz ise İskender.

Notre Dame’ye sırtınızı verip sola doğru giderseniz sağınızda kalıyor. Yemeğimizi yedikten sonra zaman geçirmek için o bölgedeki cafelerin birinde oturup muhabbet ediyoruz sizde yapın zaman çok çabuk geçiyor. Ertesi gün, hepimizin sabırsızlıkla beklediği Eiffel kulesine gidiyoruz. Giriş için 17euro veriyoruz bu arada Parise para dayanmıyor! İlk başta Eiffel’in tam görüntüsünü almak için karşısındaki bahçeye gidiyoruz ve tırmanıyoruz çünkü en güzel görüntü burada herkeste burada! Fotoğrafımızı çektikten sonra Eiffel’i tırmanmaya başlıyoruz asansörle tabi.800px-Sacre_Coeur

 ve diğer güzellikleri kareleyebileceğiniz tek yer diyebilirim. Havanın soğukluğu bizi ister istemez etkiliyor ve ısınmak için Eiffel’in içindeki bir Cafe den kahve alarak Parisin o muhteşem görüntüsüne kapılıyoruz hava kararmış oluyor akşam neler yapalım diye düşünmeye başlarken bir arkadaşımızın da Pariste olduğunu öğrenince onunla Champs Elysees’e doğru gidiyoruz yorgunuz bu arada! Arkadaşımızla buluştuktan sonra Gece çıkalım diyor! Nereye derken hemen Champ Elysees’de bir club var girişi 20euro ama değmeyecek nitelikte ben beğenmedim açıkçası.. Geceyi burada noktalayıp otelimize doğru ilerliyoruz.

Bir sonraki gün benim ev sevdiğim yer olan Sacré Coeur’a gidiyoruz. Buraya ulaşmak için epey tırmanmak zorundasınız çünkü neredeyse Parisin en tepesinde.. Son düzlüğe geldiğimizde teleferikle 1 euro vererek çıkıyoruz yürümekte isteyebilirsiniz ama o merdivenleri görünce pek sanmıyorum.. Kiliseyi gezdikten sonra Ressamlar Tepesinde oturup espressolarımızı yudumluyoruz ve insanları izliyoruz. İsterseniz buradaki ressamlara kendi portrenizi yaptırabilirsiniz. Buradada işimizi bitirdikten sonra Salı günü kapalı olan Louvre müzesine tekrar gidiyoruz ve bu sefer açık! Eski çağlardan kalma eserleri ve Mona Lisa tablosunu Louvre müzesinde görebilirsiniz. Unutmadan 3-4 saatinizi ayırmanız gereken bir müze bitirmek hiçte kolay değil. Alışveriş yapmayı herkes sever o zaman bizde Lafayette’ye doğru uzuyoruz.
800px-ParisViewÇok büyük bir alışveriş merkezi bizi bekliyor ama fiyatlar hiçte o kadar ucuz değil! Bir çok markayı bulabileceğiniz güzellikte bir alışveriş merkezi arada indirimde olan ürünlerde var biraz araştırmanız lazım tabii ki. Dikkat etmeniz gereken en önemli noktala, Moulin Rouge ve RER metroları! Aman Moulin Rouge’a gidipte showları izleyeyim derseniz menüye bakmadan kimseye bir şey ısmarlamayın kimse diyorum çünkü kadrolu kızlar yanınıza gelip bir şeyler ısmarlamanız ve muhabbet için geliyorlar bardağı 80euro 1-2 derken cüzdanınızdan olmayın o yüzden uzak durmanız gerek aynı şekilde RER metrolarıda banliyölere doğru gasp gibi olaylarla karşılaşma durumunuz yüksek bu yüzden mümkün olmadıkça merkezden çok uzaklaşmayın.. Ne içilir derseniz Canal St. Martin bölgesinde çok güzel cafeler mevcut en güzeli Şarap içilir. İçki kullanmıyorsanız Espresso vb. içeceklerle Parisi yaşayabilirsiniz..

Ne yenir derseniz genelde biz Fast-Food ve Balık ürünleri yedik heryerde bulabilirsiniz ama Restaurantlara girmeden mutlaka menülere bakmanızı öneririm. Unutmadan Disneyland’e gitmek isterseniz Champs Elysees’deki Disney dükkanından biletinizi alabilirsiniz. Bir sonraki şehirde görüşmek üzere…