Tagged: londra RSS

  • floridian 18:22 on 02 June 2010 Permalink | Reply
    Tags: , dil okulu, , londra   

    İngiltere – Ramsgate 

    Haziran 2000-2001-2002-2003 e kadar olan 4 yazın karışımını elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. İlk durağımız İngiltere. ’yı en sona bırakıyorum. İstanbuldan THY ile yaptığımız yolculuk 3.5 saat sürdü. Heatrow hava alanına inince arkadaşımdan şöyle bir ses yükseldi “Vay be yerler halıfleks” biz bu lafın üzerine adımları biraz daha hızlı atmak zorunda kaldık.Hava alanından dışarı çıktığımda otobüsümüz bizi beklemekteydi. Tabi bu sırada hava günlük güneşlikti. 5 dakka sonra yağmur bastırınca tüm moralimiz bozuldu ama sonradan öğrendik ki İngilterede hava bir açan bir kapanan cinsten.Bu benim ilk İngiltereye gidişimdi aslında İngilterenin benim için çok ayrı bir yeri var. 4 kere gittiğim için neredeyse harhangi bir caddedeki çöp bidonunun nerede olduğunu bilecek kadar herşey aklımda J. İlk olarak 1 ay Ramsgate’de bulundum. Ramsgate’de Churchill House da dil eğitimi alırken bir çok yeri gezme fırsatı yakaladım. Ramsgate çok güzel bir mimariye sahip ayni zamanda birbirinden farklı restoranlar okyanus kısmına doğru sıralanmış şekilde tabii fiyatlar biraz pahalı. Şehir akşam saat 17:00’de sessizliğe bürünüyor. Sokaklar bomboş yürüyen bir kişi yok. Yürüyenler genelde Türk öğrenciler. Dükkanlar kepenglerini bu saatte kapatıyorlar. Sahile doğru yürüdüğümüzde hayatın burada olduğunu görüyoruz. İnsanlar geceleri publarda fıçılar gidip geliyor. Büyük bir bira tüketimi var bu ülkede abartmadan söylemek gerekirse su ile bira yer değiştirmiş. Neyse pub dan çıkalım artık.

    Havanın güneşli olduğu günler insanlar kendilerini Pegwell Bay plajına atıyor. Çok güzel bir sahili var. Okyanusta 50 metre gidince hala su dizlerimizde tabi fazla ilerlememek lazım malum köpek balıkları harcamasınlar.. Parise gitmek isteyenler günü birlik sahilden Cruise un bir boy küçüğü kalkıyor fiyatı 75 sterlin rehberlik fiyata dahil zaten toplam Pariste harcanan saat 8-9 tabi ben buna katılmadım niye derseniz bende bilmiyorum keşke katılsaydım demek ki ruhen yorgunduk. Açıkçası tatil yapılacak bir şehir değil tüm içtenliğimle söylüyorum bunu gezmek için gidilebilir Londraya 2 saat uzaklıkta küçük şirin bir yer ama özel olarak gidipte kalınacak tarzda bir albenisi yok doğrusu. En güzel özelliği kocaman marinasının olması ve bu marinanın uzun bir iskelesi var en uca gidip sırtınızı okyanusa doğru döndüğünüzde işte Ramsgate’in o guzel görüntüsü ortaya çıkıyor. Benim gözlemlediğim kadarıyla 9-10 tane Türk restoranı mevcut. Hani yemek sıkıntısı çekilince tek adres olarak gittiğimiz yerler işte Türk restoranları döner,köfte vb. yemekler var. Tavsiyem döner üstüne çili sosu koydurmanız tabi bizim dönerimiz kadar güzel değil ama hiç yoktan mideyi tutuyor. Kısaca,

    Ne Yapılır?

    - Yat limanında tam güneş olduğu zaman batımına yakın bir yürüyüş güzel olur.
    - Pegwell Bay plajında güneşlenebilirsiniz.
    - Dil eğitimi için(StLawrence College) gidecek öğrenciler için konaklama açısından 2 çeşit konaklama var biri yurt diğeri ise aile yanı konaklama (yurtu tercih edin neden diye sorarsanız daha çok milletten insanla tanışma ve konuşma olanağına sahipsiniz) – Geceleri sahil tarafında bir pubda ya da canlı müzik yapan bir cafede arkadaşlarınızla yada eşinizle keyif yapabilirsiniz.


    ( St. Lawrence College ah ne günlerdi )

     
    • Elif 15:15 on 29 Ocak 2012 Permalink

      merhaba
      martin 11 inde Ramsgate e dogru yol aliyorum 6 ay churchillhause da dil egitimi alicam.ramsgate in oldukca kucuk ve sıkıcı bir yer oldugunu duydum ama butcem en cok buraya el veriyordu.normalde gezip gormeyi eglenmeyi seven biri olsam da bu surec icin kendimi daha cok egitime odaklamayi planliyorum.bu nedenle londra gibi kozmopolit bir yer olmamasi benim icin avantaj olabilr diye dusundum.internetten cok da detayli bilgi edinemedim ama siz yardimci olursaniz sevinirim.yuruyus yapabilecegim tarzda parklari var mi acaba ya da cimlere yayilip kitap okuyabilecegim? 6 ayda sıkıntıdan ölme tehlikesiyle karşılaşabilir miyim kısacası? :)

  • floridian 17:55 on 02 June 2010 Permalink | Reply
    Tags: , camden town, londra   

    Londra Camden Town 

    ’ya pek yabancı olmasamda seneler sonra bir çok bölgesini unutmuşum. Yanımda 2 tane gurusu olduğu için şanslıydım çünkü heryeri biliyorlardı. Gelelim neden ilk Oxford Street (caddesi) yerine ’a götürülmeme. Değerli dostlardan bir tanesi ’da çadır kurup yaşayabilecek bir metabolizmaya sahip ayrıca yazın 3 ay bu bölgede oturmuş.. Earls Court’tan metroya binip Kuzey hattındaki istasyonuna yaklaşık 15 dakikada vardık. Bu arada ’daki metro istasyonuna rüzgar kıran yaptırmak lazım yukarı çıkarken soğuk oluyor. ’da kendimizi istasyondan dışarı attıktan sonra sizleri kapıda yeşil, mavi, mor, kırmızı, pembe saçlı kızlarımız erkeklerimiz karşılıyor. Metro istasyonunun tam demir kısmında muhabbet ediyorlar. Bunu söylememdeki amaç az da olsa ’ın farklı kültürlerden insanların buluştuğu eğlenceli bir yer olması..

    Camden Town yürüyerek dolaşılabilecek bir bölge. Yol boyunca sağ ve sol da her türlü şeyi satan mağazaların olduğu (Chalk Farm Road/Caddesi) aynı zaman da geniş bir restoran ağına sahip, gece hayatının çok canlı olduğu bir yer. Burada bir çok ünlü marka ayakkabıyı çok ucuza alabilirsiniz. Ayrıca Camden Townda Regents Canal (Regent Kanalı) bulunuyor. Eskiden bu kanal Kuzey Londra için ticarette çok önemli bir yere sahipti çünkü buradan malları gönderiyor ya da alıyorlarmış tarihin yalancısıyız.. Fotoğraf çektikten sonra yemek yiyelim diye biz kanaldan vazgeçip restoran aradık ve Jamon Jamon adında bir İspanyol restoranına oturduk. Burada ne yedik tabii ki Paella .. Ama bir çok restoran var hangi mutfağı seçmek isterseniz yol boyunca menülere bakarak kararınızı verebilirsiniz ya da hiç birini sevmiyenin gideceği yer ya McDonalds’dır ya da Pizza Hut olacaktır. Akşam yemeğini jazz, blues ya da soul gibi müzik türleriyle yemek isteyenlere Jazz Cafeyi öneriyorum.

    Yedik doyduk değil mi ? haydi biraz tepinmeye gidelim eğer rock, punk, alternative, bands tarzı müzik sevenler varsa sizi The Underworld‘e alıyoruz. Cuma ve Cumartesi akşamları epey bir kalabalık oluyor. Yazları gidecek olanlara Electric Ballrom 3 farklı büyük dans pistinden oluşuyor techno, rock, industrial müzik tarzlarını sevenleri ağırlıyor. Diğer bir alternatifiniz de Devonshire Arms olabilir ama kıyafet konusunda sıkılar bu yüzden benden söylemesi..

    * Pazar günleri Camden Town metrosunu 13:00 ile 17:30 saatleri arasında kullanabilirsiniz dönmek isterseniz Mornington Crescent ve ya Chalk Farm’dan geri dönmek zorundasınız.

    * E nerede bizim fotoğraflarımız diyorsunuz Camden Town’a gittiğimde makinamı yanıma almayı unutmuştum ve malesef ki sizi ilk şuraya alıyorum bunlara doyduktan sonra da şuraya gidiyorsunuz..

     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
esc
cancel