İngiltere – Cambridge
Uzun seneler önceydi, Londra seyahatlerimde Cambridge’yi görebilme imkanı bulmuştum. Unuttuğum bir çok şey olabilir hatırlamak mahiyetinde bir kaç kaynaktan hafızayı kuvvetlendirici yerlere bakarak kendime bir taslak çıkardım. Londra gezi notlarımı yazmak için açıkçası üşeniyorum zaman bulursam onu da yazacağım. İlk başta Cambridge’yi nasıl bilirdiniz derseniz; üniversiteler şehri olarak bilirdik diye cevap veririz. Düşünelim ki Londra’dasınız ve Cambridge’ye gitmek istiyoruz. En kolayı trenle gitmek hızlı trene binerseniz sizi 45 dakikada götürür King’s Cross undan oradan kalkıyor. Çünkü trenler 2 noktadan kalkıyor diğeri ise Liverpool caddesi.
Liverpool caddesinden kalkan tren yaklaşık olarak 75 dakika sürüyor King’s ‘e göre daha ucuz! Tube’e binip Cambridgeye geliyoruz ilk gördüğümüz bisiklet çılğınlığı! Çünkü öğrencilerin nüfusu çok fazla ve yerlileri de bisiklet kullanıyorlar. En görkemli yapı King’s College Chapel kesinlikle görülmeye değer mimarisi bakımından Cambridgenin bana göre en güzeli! Sabah 9:30′dan Akşam 15:30′a kadar açık. İçeriye giriş yetişkinler için 4.50 sterlin öğrenci ve çocuklar için 3 sterlin ödemek zorunda. Buradan ayrıldıktan sonra Queen’s College’a geçiyoruz tarihine bakacak olursak iki kraliçe Margaret of Anjou ve Elizabeth Woodville tarafından kurulmuştur adının neden Queens olduğuda ortada! Buradan Matematiksel Köprüye’de geçebilirsiniz biz gitmedik. Müze görmeden olmaz değil mi ? Doğruca The Fitzwilliam Museum’a gidiyoruz.![]()
Yıllık ziyaretçi sayısı 300.000 çokta değil aslında. 1816 yılında kurulan müzenin konseptini antikalar ve sanat eserleri oluşturuyor bu arada giriş bedava! Fitzwilliam Cambridge Üniversitesine bağlı bir müze gitmek isterseniz yeri Trumpington Caddesindedir. 1 saatinizi almaz gezmek biz bu müzedende çıkıp başka müzelere gitmekten vaz geçiyoruz ama ben illaha gideceğim diyorsanız size alternatif olarakKettle’s Yard, The Sedgwick Museum of Earth Sciences, The University Museum of Zoology, The Folk Museum ları önerebilirim ben gitmedim ama gidenlerdende kötü birşey duymadım. Aramızda illaki botanik sevdalıları vardır işte şimdi söyleyeceğim yer tam size göre “The Backs” arkasına nehiri ve universiteleri alan bahçelerden oluşuyor görülmeye kesinlikle değer. Ben hızımı alamadım bir kaç daha doğa harikası görmek istiyorum diyorsanız buradan çıkışta Cambridge Üniversitesinin Botanik Bahçeşesine gitmenizi öneririm bir kaç saat burada vakit geçirerek kendinizi dinleyebilirsiniz. Kanallardan oluşan bu bahçe görmeden gidilmeyecek bir yer diyebilirim.
Sanırım yazın 2.50 sterlin ve kış aylarında Kasımdan Şubata kadar bedava! Buradan da ayrılıp Great St Mary’s Kilisesine geçiyoruz. Çan kulesine çıkmak isterseniz 2.50 sterlin biz çıkmadık ama aklınızda olsun. Bunların haricinde ne yaparız diyebilirsiniz sonuçta gezilecek ana yerler aşağı yukarı yazmış olduklarımdır. Kitap tutkunuysanız Cambridge’nin her yerinde kitap dükkanları var ve kütüphanenize yeni eserler katabilirsiniz. Yazın ziyaret edecekseniz 6 sahneden oluşan Cambridge Shakespeare Festivaline katılabilirsiniz.
Benim en zevk aldığım Puntingyapmaktı! Kanallardaki sandallara binerek kalabalıktan uzak kafa dinlemek için bire bir! Eğer tur şeklinde binecekseniz 10 sterlin ama bence kendiniz binin çünkü daha zevkli saati 10 sterlin hafta sonları ise 14! Ben bir kaç hediye almak için caddelerin her yerinde konuşlanmış olan dükkanlara girerek biblo, magnet vb. bir kaç hediye aldım bunları bulmanız çok kolay çünkü her yerde “souvenir shop” adında görebilirsiniz. Biz hediyelerimizi de aldıktan sonra acıktık ve Tatties adında bir cafeye girdik çok güzel sandviçleri ve kahveleri var aynı şekilde Savinos’da kahve içip Cambridge’yi tartışmak için güzel bir seçim diyebilirim.
Biz daha fazla duramıyoruz çünkü Londra’ya dönmemiz gerekiyor bir sonraki seyir’de görüşmek üzere.